Ekonomi

3 dk okuma

Türkiye'de ücret artışları döviz bazında yükselirken çalışanlar alım gücü kaybediyor

Türk Lirası'nın değerlenmesiyle döviz bazında ücretler artmış görünse de çalışanların alım gücü enflasyon karşısında eriyor. TÜSİAD verilerine göre ihracatçı sektörlerde işgücü maliyeti 2022'den bu yana yüzde 180 arttı.

image-0.jpg

Türkiye'de ücret artışları döviz bazında yükselirken çalışanlar alım gücü kaybediyor

Türkiye'de ücret geliri elde edenlerin alım gücü enflasyon karşısında erimeye devam ederken, Türk Lirası'nın değerlenmesi nedeniyle ücretler döviz bazında artmış görünüyor. Bu durum, Aralık ayında başlayacak asgari ücret görüşmeleri ve gelecek yıl yapılacak toplu iş sözleşmesi müzakerelerinde işçi-işveren arasında zorlu pazarlıkları gündeme getirebilir.

Cumhurbaşkanlığı Strateji Bütçe Başkanlığı verilerine göre, sanayi sektöründe Türk Lirası bazında reel birim ücret endeksi bu yılın ilk yarısında 2024 yılı ile yaklaşık aynı seviyede kaldı. Ancak dolar bazında reel ücret endeksi bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20, euro bazında ise yüzde 18 oranında daha yüksek düzeyde seyrediyor.

İhracatçı sektörlerde işgücü maliyeti hızla yükseldi

TÜSİAD'ın Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi (TÜSİAD-RGE), Türkiye ihracatında en yüksek paya sahip 10 imalat sanayi sektörünün üretim maliyetlerini 31 rakip ülkeyle karşılaştırıyor. Endeks, ara malı, enerji, işgücü ve finansman maliyetlerini dikkate alarak hesaplama yapıyor ve tüm veriler karşılaştırma kolaylığı için dolar bazında değerlendiriliyor.

2026 yılının ikinci çeyreğinde açıklanan verilere göre, endeks bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,3 gerileyerek 86,1 seviyesine indi. Bu gerileme, Türk ihracatçılar açısından rekabet gücünün azalması anlamına geliyor.

İhracatçı imalat sanayi sektörlerindeki işgücü maliyetleri 2022 yılının ikinci çeyreğinde en düşük seviyeye inmişti. O dönemde 70 seviyelerinde olan Türkiye'deki işgücü maliyeti endeksi, rakip ülkelere göre düşük kalarak rekabet avantajı sağlıyordu. Ancak 2022 yılı dördüncü çeyrekten itibaren Türkiye'deki işgücü maliyetleri hızla yükselmeye başladı ve 2026 ikinci çeyrekte 190'ın üzerine çıktı. Aynı dönemde rakip ülkelerdeki işgücü maliyeti endeksi ise 110 seviyesinden 135'e yükselerek yüzde 22 oranında artış gösterdi.

Asgari ücret ve toplu sözleşme görüşmeleri yaklaşıyor

Aralık ayında 2027 yılı için uygulanacak asgari ücret görüşmeleri başlayacak. Yaklaşık 9,5 milyon çalışan asgari ücret veya ona yakın ücret düzeyinde çalışıyor ve bu grup tüm ücretli çalışanların yüzde 46,7'sini oluşturuyor. Kadın çalışanlarda bu oran yüzde 60,1'e kadar yükseliyor.

Aralık 2025'te belirlenen 2026 yılı asgari ücreti, önceki yıla göre yüzde 27 artışla 28.075 liraya yükseltilmişti ve yaklaşık 9 milyon çalışanı etkilemişti. Gelecek yıl ise hem kamu çalışanları hem de özellikle ihracatçı sektörlerde çalışan işçilerin toplu iş sözleşmeleri yenilenecek.

2026-2027 dönemi kamu çalışanları ücret görüşmeleri Ağustos 2025'te çıkmaza girmişti. Bunun üzerine Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, 2026 yılı ilk yarısı için yüzde 11, ikinci yarı için yüzde 7, 2027 yılı ilk yarısı için yüzde 5 ve ikinci yarı için yüzde 4 oranında artış onaylamıştı.

Enflasyon düşüyor ancak baskı sürüyor

Türkiye'de yıllık enflasyon oranı 2025 yılı başında yüzde 42'nin üzerindeyken, yıl sonuna doğru yüzde 30'un biraz üzerine gerileyerek 2021 sonundan bu yana en düşük seviyeye inmişti. Hükümet yetkilileri enflasyonun 2026 başlarında yüzde 20'li seviyelere düşeceğini öngörüyordu.

Bununla birlikte, uluslararası araştırmalara göre Türkiye 2026 yılında Avrupa'da reel maaş artışı en yüksek ülke olması bekleniyordu. Nominal ücret artışlarının yüzde 40 civarında gerçekleşeceği ve enflasyonun yüzde 35 civarında seyredeceği öngörülürken, bu durum yüzde 8,1 oranında reel ücret artışı anlamına geliyordu.

İşgücü maliyetlerinin rekabet gücünü olumsuz etkilemesi, yaklaşan ücret görüşmelerinde hem işçi hem de işveren tarafında zorlu müzakerelere yol açabilir. Türkiye Kanunu 6356'ya göre toplu iş sözleşmeleri yazılı olarak yapılmalı ve en az bir yıl, en fazla üç yıl sürebilir. İmzalandıktan sonra süreyi uzatma, kısaltma veya sözleşmeyi feshetme imkanı bulunmuyor.

Gelinen noktada ücret geliri elde edenler alım gücü kaybı yaşarken, işverenler de artan maliyetler nedeniyle rekabet gücü kaybından yakınıyor. Bu çelişki, ücret pazarlıklarının önümüzdeki dönemde çetin geçeceğine işaret ediyor.

#İhracat#Enflasyon#Asgari Ücret
← Geri dön: Ekonomi

İlgili haberler