Mahkeme, Kahramanmaraş okul saldırısı davasında anne sanığı tahliye etti
Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 1 öğretmen ve 9 öğrencinin hayatını kaybettiği okul saldırısına ilişkin davanın ilk duruşmasını tamamladı. Mahkeme heyeti, ölen saldırgan İsa Aras Mersinli'nin babası Uğur Mersinli'nin tutukluluk halinin devamına karar verirken, anne Peyman Pınar Mersinli'yi tahliye etti. Duruşma 4 Aralık'a ertelendi.
15 Nisan'da Ayser Çalık Ortaokulu'nda gerçekleşen silahlı saldırıda öğretmen Ayla Kara ve 9 öğrenci yaşamını yitirmiş, 15 öğrenci yaralanmıştı. Bu olay, sadece 28 saat önce Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde yaşanan ve 16 kişinin yaralandığı bir başka okul saldırısının ardından gerçekleşerek ülke gündemini sarsmıştı. Türkiye tarihinin en ölümcül okul saldırısı olarak kayıtlara geçen bu trajedi, TBMM'nin 21 Nisan'da her iki saldırıyı ve çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskleri araştırmak üzere bir meclis komisyonu kurmasına yol açmıştı.
Gece yarısını geçen duruşmaya sanıklar, cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu üyeleri AK Parti milletvekilleri İrfan Karatutlu ve İsa Mesih Şahin ile İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar hazır bulundu. Aileler, kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarını taşıyan tişörtlerle duruşma salonuna geldi.
Psikologlar ve rehber öğretmen tanık olarak dinlendi
Duruşmada sanık savunmaları, müşteki beyanları ve avukat ifadelerinin ardından çok sayıda psikolog tanık olarak dinlendi. Emniyet Müdürlüğünde görevli psikolog D.Ö., Uğur Mersinli'nin çocuğunun sınavı için düzenli görüşmelere geldiğini, ancak aralık ayından itibaren görüşmeleri sonlandırdığını belirtti. Olaydan bir hafta önce karşılaştıklarında Mersinli'nin "Psikiyatra gidiyoruz, mutluyuz" dediğini ve çocuğuna otizm teşhisi konulduğunu söylediğini aktardı.
Psikolojik danışman H.G., 7 Mart'ta aile ve çocukla yaptığı görüşmede teknoloji kullanımının fazla olduğunu ve canlı oyun arkadaşı bulunduğunu öğrendiğini ifade etti. İkinci görüşmede çocuğun halkla ilişkilerinin zayıf olduğunu ve okulu sevmediğini söylediğini belirten H.G., üçüncü çalışmaya çocuğun isteksiz geldiğini kaydetti.
Kimlik yönelimiyle ilgili bir sorun olduğunu tespit edip anneyi davet ederek bu durumu ilettim. Annesi konuyu bildiğini söyledi. Ben de psikiyatrik değerlendirmenin uygun olacağını söyledim
Psikolojik danışman F.B., özel klinikte çalıştığını ve ailenin çocuğunun sınav sorunlarından bahsettiğini aktardı. Ailenin "kayıt alacak mısınız?" sorusu üzerine bilgilendirme yaptıklarını, ancak fatura kesilmemesini istemeleri üzerine kayıt oluşmadan işlem gerçekleştirdiklerini söyledi.
Psikolog Y.G., İsa Aras Mersinli'nin arkadaş edinemediği için başvurduğunu belirterek, çocuğun arkadaşlarının ve yaşıtlarının "cahil" olduğunu söylediğini aktardı.
Ailesiyle ilgili sorular sorunca çocuk tıkandı, konuşamadı. Bir kez görüşmüştüm ve bir daha da görüşme olmadı
Rehber öğretmen: Kendini boğmaya çalışmıştı
Ayser Çalık Ortaokulu'nun rehberlik öğretmeni E.İ., Aras'ı 5. sınıftan beri tanıdığını belirterek önemli detaylar paylaştı.
7. sınıfta özellikle arkadaşlık kurma ilişkilerinde sorun yaşıyordu. Bu konuda kendisiyle görüştüm. Sonra aileyle görüştüm, çocuğun psikolog tavsiye almasını istedim. 8. sınıfta okul çantasıyla boğazını sıkmıştı, kendini boğmaya çalışmıştı. Bu durumu kendisine sordum, bana dersten sıkıldığını söylemişti
E.İ., durumu aileye bildirdiğini ve teknolojiden uzak durması gerektiğini söylediğini aktardı. Ailenin emniyet ve özel psikoloğa gittiklerini bildirdiğini kaydeden öğretmen, "Aras bana genelde ağlama krizleriyle geliyordu. Arkadaş ilişkilerinde çok yalnız kalıyordu, bu da gün geçtikçe artıyordu" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde görevli doktor N.E.S., EKG çekilirken hemşire ile birlikte çocuğun kollarında çizikler fark ettiklerini söyledi. Çocuğun dün gece yaptığını ve bazen canı sıkıldığında kalem-kalemtraşla kendine zarar verdiğini söylediğini aktaran doktor, adli vaka açarak çocuk psikiyatraya sevk ettiğini belirtti. Veli gelmeden taburcu etmediğini söyleyen N.E.S., babasının başmüfettiş olduğunu söylediğinde kendisinin de hekim olduğunu belirttiğini, babanın "canın sağ olsun" dediğini aktardı.
Tahliye kararı tepkilere yol açtı
Duruşma savcısı, sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti ara kararında, baba Uğur Mersinli'nin tutukluluk halinin devamına karar verirken anne Peyman Pınar Mersinli'yi tahliye etti. Duruşma 4 Aralık'a ertelendi. Saldırıda ölenlerin yakınları tahliye kararına tepki gösterdi.
Saldırıda hayatını kaybeden Ayla öğretmenin avukatı Özcan Kara, adliye binası önünde yaptığı açıklamada mahkemenin tarafsızlığını ve adil yargılama hakkını ihlal ettiğini iddia etti. Kara, zaman kaybetmeden karara itiraz edeceklerini ve tahliye kararını destekleyen heyet üyeleri hakkında reddi hakim talebinde bulunacaklarını söyledi. Anne Mersinli'nin ihmaller zincirine sebep olduğunu iddia eden Kara, mahkeme kararını "hukuk skandalı" olarak nitelendirdi.
Saldırıda hayatını kaybeden Adnan Göktürk Yeşil'in babası Abdullah Cevdet Yeşil, bir daha Türkiye'de böyle bir acının yaşanmaması için mücadele verdiklerini belirterek, gelinen noktada hukukun sarsıldığını savundu.
10-11 yaşındaki çocuklarını toprağa veren aileler olarak konuya el atılmasını istiyoruz. Tek isteğimiz hak ve hukukun yerini bulması
Bayram Nabi Şişik'in annesi Mine Şişik, yaklaşık 15 saattir davanın sürdüğünü ve tüm tanıkların annenin ihmallerini anlattığını vurgulayarak şöyle konuştu:
Bu kadar ihmali olan kadın, 'Benim iki kızım var, onlar evde yalnızlar' sözüyle mi serbest bırakıldı. Evladının birini terörist yetiştirmiş, biz evlatlarımızı toprağa verdik. Cani yetiştirmiş biri, dışarıdaki kızlarına mı destek olacak.
İddianame ve yasal süreç
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 43 sayfalık iddianamede, tutuklu sanık Uğur Mersinli'nin 10 kişiye yönelik "olası kastla öldürme", 15 kişiye yönelik farklı niteliklerde "olası kastla yaralama" ile "6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından cezalandırılması isteniyor.
Anne Peyman Pınar Mersinli ise "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan yargılanıyor. 1953 yılında çıkarılan ve sonradan değiştirilen 6136 sayılı yasa, ateşli silah edinimi için lisanslama, kayıt, zihinsel ve adli sicil kontrolü gerektiriyor. Yasadışı silah bulundurma 2 ila 5 yıl arasında hapis cezası öngörüyor.
Türkiye'de okul silahlı saldırıları nadir görülse de, zaman zaman bıçaklı saldırılar yaşanıyor. Ülkede silah yasaları katı lisanslama ve kontroller gerektirmesine rağmen, yasadışı silahların sayısının önemli ölçüde arttığı tahmin ediliyor.













