Gündem

3 dk okuma

Büyük Taarruz'un gizli hazırlığı: 10 aylık stratejik planın ardındaki hikâye

Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra Türk ordusu yaklaşık 10 ay boyunca Büyük Taarruz için hazırlandı. Gece yürüyüşlerinden telsiz susmasına, yanıltma faaliyetlerinden havadan kamufle edilmeye kadar gizlilik operasyonunun detayları.

image-0.jpg

Büyük Taarruz'un gizli hazırlığı: 10 aylık stratejik planın ardındaki hikâye

30 Ağustos 1922, Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olarak hafızalara kazındı. Ancak bu zaferin arkasında aylar süren titiz bir hazırlık ve gizlilik operasyonu yatıyordu. Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından başlayan süreç, yalnızca askerî güç biriktirmekle değil, taarruzun zamanını ve yerini düşmandan saklamakla da şekillendi.

Sakarya'dan sonra yeniden yapılanma

23 Ağustos - 13 Eylül 1921 tarihleri arasında 22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebesi, Yunan ordusunu Ankara'nın 50 kilometre yakınından geri çekilmeye zorladı. Ancak bu zafer ağır bir bedelle geldi: Türk ordusu 5.713 şehit, 18.480 yaralı olmak üzere toplam 39.289 kayıp verdi. Yunan ordusu ise 3.758 ölü, 18.955 yaralı olmak üzere 23.007 asker kaybetti.

Bu kayıpların ardından Türk ordusu yeni bir taarruz için hazırlanmaya başladı. Yaklaşık 10 aylık süreçte ordunun ihtiyaçları karşılanırken, taarruzun zamanı ve uygulanışının gizli tutulması için kapsamlı tedbirler alındı.

"Sad Harekâtı" planı ve gizlilik protokolü

Batı Cephesi Komutanlığı tarafından 10 Ekim 1921'de hazırlanan taarruz planına "Sad Harekâtı" adı verildi. Gizliliğin korunması için yazışmalarda planın tamamı yerine yalnızca "sad" harfi kullanıldı. Ordunun hazırlıkları henüz yeterli seviyeye ulaşmadığı için planın uygulanması ertelendi.

1922 yazına gelindiğinde hazırlıklar son aşamaya ulaştı. Haziran 1922'de alınan taarruz kararından yalnızca Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Millî Savunma Bakanı Kâzım Paşa haberdardı. Mustafa Kemal Paşa da cepheye yaptığı ziyaretin gerçek amacını gizli tutarak Akşehir'deki Batı Cephesi Karargâhı'na geçti.

Futbol maçının arkasındaki askerî toplantı

28 Temmuz 1922'de Akşehir'de düzenlenen futbol maçı, gizlilik operasyonunun en ilginç örneklerinden biriydi. Ordu ve kolordu komutanları dışarıdan bakıldığında bir spor etkinliği için çağrılmış görünse de, 28-29 Temmuz gecesinde Büyük Taarruz'un ayrıntıları masaya yatırıldı. Böylece kritik bir askerî toplantı, gündelik bir etkinliğin arkasında gerçekleştirildi.

Telsiz susması ve haberleşme kontrolü

18 Ağustos 1922'den itibaren, harekât başlayıncaya kadar yeni açılan telsiz istasyonlarının "telsiz susmasına" tabi tutulması emredildi. Bu uygulama, Yunan tarafının telsiz dinlemeleri aracılığıyla Türk ordusunun hazırlıkları hakkında bilgi edinmesini engellemeyi amaçlıyordu.

21 Ağustos'ta alt birliklere gönderilen şifreli emirlerle Büyük Taarruz'un 26 Ağustos sabahı başlayacağı bildirildi ve hazırlıkların 25 Ağustos akşamına kadar tamamlanması istendi. Birliklerin hareketleri gece yapılırken, gündüzleri köylerde ve ağaçlık alanlarda dinlenildi.

Havadan gizleme ve yanıltma taktikleri

Düşman uçaklarının keşif faaliyetlerini engellemek için askerlerin ve nakliye hayvanlarının ağaç ve fundalıklarla gizlenmesi, gündüz yemeklerinin duman çıkarmayacak şekilde hazırlanması ve keşif uçaklarına ateş açılmaması gibi önlemler alındı. Amaç, Türk ordusunun bölgedeki askerî yığınağının havadan fark edilmesini zorlaştırmaktı.

Aynı zamanda Eskişehir çevresinde düşmanı yanıltmak amacıyla gereksiz yol çalışmaları yapıldı. Geceleri ateşler yakılması ve gündüzleri yollarda toz kaldırılması gibi uygulamalarla Yunan ordusunun Türk birliklerinin gerçek konumunu tespit etmesi engellendi. Asıl taarruz hazırlıkları ise Afyonkarahisar'ın güneybatısındaki sarp ve dağlık bölgede sürdürülüyordu.

Sayısal dezavantaja rağmen sürpriz planı

Büyük Taarruz başladığında Türk ordusunun asker sayısı 207.942 iken, Yunan ordusunun asker sayısı 224.992 idi. Sayısal olarak dezavantajlı olan Türk ordusu, sürpriz faktörünü ve stratejik üstünlüğü elde etmek için Afyonkarahisar'ın güneybatısındaki bölgeyi seçti. Bu bölgeden gerçekleştirilecek taarruzun Yunan ordusu tarafından beklenmediği değerlendiriliyordu.

Türk uçakları, Yunan uçaklarının keşif faaliyetlerini engellemeye çalışırken aynı zamanda Yunan mevzileri hakkında bilgi topladı. Böylece yalnızca karada değil, havada da bilgiye ulaşma ve bilgiyi gizleme mücadelesi yaşandı.

26 Ağustos: Gizlilik sona erdi, taarruz başladı

Aylar süren hazırlıkların ardından 26 Ağustos 1922 sabahı saat 05:30'da Kocatepe'den topçu ateşiyle Büyük Taarruz başladı. Gece hareket eden birlikler, susturulan telsizler, kamufle edilen yığınaklar ve yanıltma faaliyetleri yerini açık bir askerî harekâta bıraktı.

5 gün süren Başkomutanlık Meydan Muharebesi, 30 Ağustos 1922'de Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı. Yunan ordusu komutanı General Trikopis esir alındı ve Yunan ordusunun 4. ve 12. tümenleri tamamen yok oldu. Türk ordusu 9 Eylül 1922'de İzmir'e girdi ve 18 Eylül'de Yunan Ordusu'nun Anadolu'yu tamamen terk etmesiyle savaş sona erdi.

Zaferin mirası

30 Ağustos Zafer Bayramı ilk kez 1924 yılında Dumlupınar'da Çal Köyü yakınlarında "Başkumandan Zaferi" adıyla kutlandı ve Mustafa Kemal Atatürk katıldı. 1926 yılında "Zafer Bayramı" adını alan bu kutlama, 1 Nisan 1926'da kabul edilen Zafer Bayramı Kanunu ile resmi bayram statüsü kazandı.

Bugün 104. yılını kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramı, yalnızca bir askerî başarının değil, stratejik düşünmenin, disiplinin ve gizliliğin önemini gösteren bir mirastır. Büyük Taarruz'un başarısında silahlar ve askerî güç kadar, doğru zamanda doğru yerde olmak ve bunu düşmana önceden belli etmemek de önemliydi.

#Türkiye
← Geri dön: Gündem

İlgili haberler